Biz küçükken,büyüktü dünya. Sevgiler, küçücük kollarda dünyalar kadardı. Yüreklerimiz tertemiz, bakışlarımız masum, gülüşlerimiz saftı. 

Biz küçükken başkaydı dünya. Öyle hesabı, kitabı bilmezdik. Kağıt parayla işimiz olmazdı. Bozuk paralar kıymetlimizdi. Çünkü cips demekti, sakız demekti,gazoz demekti. Ben aldım, sen vermedin demeler yoktu. Aynı pakete kaç küçük el girerdi. Üçün beşin hesabı olmadan oynardık oyunları. Kızınca; benim babam senin babanı döverle sınırlıydı her şey.  Çünkü öfke nedir bilmezdik. 

Biz küçükken kıpır kıpırdı içimiz. Daha çok koşar, daha az yorulurduk.. Popolarımıza değerdi ayaklarımız. Öyle herkesin evinde telefonu, bilgisayarı yoktu. Ayşegiller,Aligiller vardı oynadığımız. Evcilik, saklambaç, bilye,tasoydu oyunlarımız.

Biz küçükken güzeldi dünya. Yeri geldi çamurdan evler yaptık, çamurlaşmadan. Yeri geldi arı kovanına çomak soktuk, sokulduk. Ama hep çocuktuk, masumduk. Sonra bir baktık, büyümüşüz. Birdenbire kirlenmiş dünya. Tebessümler yavanlaşmış, yitirmiş masumluğunu bakışlar. Üçün beşin hesabı yapılır olmuş. Öfke sarmış yürekleri. Çamurlaşma diz boyu. 

Biz büyüdük, kirlendi dünya. Yitirdi saflığını yüzler. 

Biz büyüdük, küçüldü dünya...

                                            GB


Yorumlar